Avrupa Birliği’ne Koronavirüs Bulaştı


Rahmi İncekara

Rahmi İncekara

Okunma 09 Mayıs 2020, 19:50

Koronavirüs salgınından en kötü etkilenen coğrafyalardan biri de Avrupa kıtası oldu. Salgının yayılması korkusu ile Avrupa Birliği ülkelerinin sınırlarını kısmen veya tamamen kapatmasıyla Schengen Anlaşması’nın fiilen sona erdiğini söyleyebiliriz.

Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan, dünyanın çeşitli bölgelerine hızla yayılan ve kısa bir süre içerisinde küresel bir sağlık problemi halini alan koronavirüs kaynaklı Covid-19, küresel bir salgın konumuna geldi. Tüm dünyada etkisi gösteren koronavirüs vakaları ve ölüm sayılarının giderek artması; buna bağlı olarak bazı ülkelerde uygulanan karantina uygulamaları ve olağanüstü hal tedbirleri ekonomik, sosyal, siyasî hayatı derinden etkiledi.

Schengen Anlaşması’nı Fiilen Sona Erdirdi

Koronavirüs salgınından en kötü etkilenen coğrafyalardan biri de Avrupa kıtası oldu. Salgın öncesinde Brexit süreciyle İngiltere'nin ayrılışına şahit olan Avrupa Birliği, kendi içerisinde ayrılıkçı hareketlerin yükseldiği bir dönemden geçiyordu. Valonlar, Katalunya, Bask bölgesi, Lombardiya bölgesi gibi çeşitli Avrupa ülkelerinin ayrılıkçı hareketlere karşı bağışıklığının düşük olması birliğin geleceğini tartışılır hâle getirdi. Öyle ki İspanya, İtalya, İsviçre, Belçika gibi ülkeler bu ayrılıkçı hareketin merkezinde olabilirdi. Brexit süreci ile birlikten ayrılan İngiltere, İskoçya ve İrlanda’nın ayrılıkçı talepleri ile sarsıldı.  

Covid-19 salgını, Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki serbest dolaşımı ifade eden Schengen Anlaşması’nı fiilen sona erdirdi. Avrupa Birliği’nin iki lokomotifi Almanya ve Fransa, İspanya ile birlikte almış olduğu kararlar ile sınırlarını, Brüksel’e danışmadan kapatma kararı verdiler. Berlin, Madrid ve Paris’in, Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkeye danışmadan almış oldukları bu karar, Schengen ruhunun iflası olarak değerlendirilebilir. Covid-19 salgının yayılması korkusuyla sınırlarını kısmen veya tamamen kapatan ülkeler arasında Çekya, Polonya, Slovakya, Danimarka, Norveç gibi Schengen ülkeleri de mevcut. 

Marshall Planı İhtiyacı

Birlik içerisinde virüs salgını ile boğuşan Akdeniz havzasındaki ülkeler, yardım ve destek beklerken, birliğin batı tarafından bu desteğe muhalefet geldi. Üstüne bir de maske ve eldiven savaşları ile birlik içerisindeki ülkeler karşı karşıya gelirken, maddi yardımların bir türlü birlik ruhuna uygun bir şekilde gerçekleşmemesi projeyi derinden sorgulattı. Avrupa'nın kriz döneminde dayanışma içinde olması gerektiğini, bütçesinin de buna göre şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen, küllerinden doğan bir Avrupa projesini yeniden hayata geçirmek istediğini açıkça ifade etti.

Leyen’in kuşkusuz en önemli açıklaması ise, virüs salgınından etkilenen birlik ülkelerine yardım etmek için bir Marshall Planı’na ihtiyaç duyulduğunu belirtmesi oldu. Marshall Planı’nı kısaca hatırlatacak olursak, İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında önerilen ve 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konmuş ABD kaynaklı bir ekonomik yardım paketi olduğunu görürüz. 16 ülke, bu plan uyarınca ABD'den ekonomik kalkınma yardımı almıştı. Ekonomik kalkınma paketi, iki savaş nedeniyle tahrip olan Avrupa kıtasının yeniden ayağa kaldırılmasını hedefler.

ABD, Avrupa İle Stratejik Ortaklığını Kuvvetlendirebilir

Avrupa Birliği'nin yeniden kurgulamak istendiğinin en önemli göstergesi olan bu açıklama, Marshall Planı’nı daha önce gerçekleştiren ABD açısından da değerlendirilmesi kaçınılmazdır. Covid-19 virüsünün merkez üssü haline gelen ABD, bir yandan virüs ile boğuşurken güçlü ABD dolarını kullanarak Avrupa ile stratejik ortaklığını ilerleyen dönemlerde kuvvetlendirebilir. Ekonomik anlamda ise, Avrupa Birliği’nin para politikası noktasında Avrupa Merkez Bankası ve Euro Bölgesi ile pandemi mücadelesinde etkili olmaya çalıştığı, fakat ortak maliye politikası olmamasının sancısını tüm krizlerde olduğu gibi yeniden yaşadığı göze çarpar. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.