ENDÜSTRİ 4.0’DAN TOPLUM 5.0’A EVRİLEN DÖNÜŞÜM SÜRECİ VE KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK


Özgenur R.KURTULDU

Özgenur R.KURTULDU

Okunma 03 Eylül 2019, 12:23

Dijital çağda, kurumların dijitalleşmesinin yanında çalışanları, müşterileri, tedarikçi ve ortakları, eğitimsel yaklaşımı, çevreye karşı tamamen sorumlu olması ve bu sorumlulukları tüm kararlarında dikkate alması da göz ardı edilmemesi gereken olgudur.

Peter Senge’nin Beşinci Disiplin kitabını referans alarak Endüstri 4-0 düzeyine ulaşmak, teknoloji yatırımı yapmaktan daha çok topyekûn bilgilenmeyi ve iletişim dünyasındaki dijitale dönüşümü iyi yönetmeyi gerektirdiğinden, öğrenen örgüt kuramı, “öğrenen toplum” olarak yeniden gündeme gelir. Bu kavramı toplumda iletişim odaklı değerleri yaratmak, dijital dünyada insan altyapısını oluşturmak ve gerçek zamanlı toplumsal dönüşüm odaklı düşünebiliriz. Dünya dijitalleşiyor, dijital dünyalaşıyor. Özellikle Endüstri 4.0 ile birlikte gelecek olan Toplum 5.0 felsefesinin ülkemizde iyi okunması gerekiyor. Ülke olarak teknolojik ve toplumsal dönüşümün getireceği değişimler özümsetilebilir ise “Endüstri 4.0” çağından kopmadan bu felsefeyi kavramak mümkün olacaktır.

Sosyal, Hukuki ve Etik Sorumluluklar Bekleniyor

Tüm bunların yanı sıra toplumsal dönüşüm kadar ülkenin bu dönüşüm süreçlerine gerek altyapı gerek ülkeyi ekonomik ve beşeri anlamda kalkındıran kurumlarının da uluslararası standartlara ne kadar hazır olduğu üzerinde durulması gereken bir olgudur. Önceleri kurumların değeri finansal performansla ölçülürken, günümüzde kurumların artık sürdürülebilir başarı listesinde yer alabilmek için yarıştıklarını görüyoruz. Bizleri bekleyen dijital çağda, kurumların dijitalleşmesinin yanında çalışanları, müşterileri, tedarikçi ve ortakları, eğitimsel yaklaşımı, çevreye karşı tamamen sorumlu olması ve bu sorumlulukları tüm kararlarında dikkate alması da göz ardı edilmemesi gereken olgudur. Günümüz ekonomik koşullarında, finansal büyümelerinin yanında şirketlerden beklenen sorumluklar sosyal, hukuki ve etik olarak sıralanır. Anlaşılıyor ki kurumsal sosyal sorumluluk, 21'inci yüzyılda sürdürülebilir kalkınmanın olmazsa olmaz unsurlarından biri ve dijital dönüşüm sürecinde de varlığını-gelişimini koruyacak.

Kurumsal Sosyal Sorumluluk Göz Ardı Edilmemeli

Endüstri 4.0 ın öngörülen hedeflerine baktığımızda; yaşlanan dünya nüfusuna karşı çözümler geliştirmek, sanal dünya ile gerçek dünyanın beraber işler hale getirilmesi, nesnelerin internetinden toplumun çıkarları gözetilerek faydalanılması, çevre kirliliği ve doğal afetler için çözüm yolları üretilmesi başlıkları karşımıza çıkıyor. Bu dönüşüm kapsamında öngörülebilir unsur olarak ele alınan başlıkların sosyal sorumluluk anlayışıyla bağdaştığı çok açıktır. Kurumların da sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde itibarlarını korumak ve güçlendirmek amacıyla gerçekleştirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projeleri, gelecek yeni toplum modelinde göz ardı edilmemelidir.

Ortak Değer Yaratma Amacı

Kurumsal sürdürülebilirliğin en temel parçalarından biri olan kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin bugün itibarıyla geldiği nokta, kurumsal sosyal sorumluluğun bir adım ötesi olan ortak değer yaratma amacı. Sürdürülebilir kalkınma için kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının, toplumsal beklentilerin ve kurumların önceliklerinin entegre edilmesi konusu dijital dönüşümde önemli bir yer tutuyor. Gelecekte toplum-kurumlar ilişkisini yeniden tanımlamaya giden bir konu olarak, ortak değer yaratmanın endüstri 4.0 yolculuğunda ne tür bir yol izleyeceği günümüzde kurumların stratejik adımları arasında da yer alan bir konudur.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.