Koronavirüs tedavisinde ilaç ve aşı hakkında en güncel gelişmeler


Dr. Serap Erdem

Dr. Serap Erdem

Okunma 04 Aralık 2020, 04:58

Tüm dünyanın Covid-19 tedavisi için merakla beklediği ve umut bağladığı bir mesele var: Salgını durdurabilecek, yani virüsü yenebilecek bir aşı ya da ilacın geliştirilebilmesi. Peki, dünyada aşı ve ilaç çalışmaları ne durumda?

Koronavirüs 2020 yılından beri hayatımızda. Salgının gündelik yaşamımızdaki derin etkilerinin ortadan kalkması henüz güç. Olağan yaşantımıza dönebilmek için hâlâ sosyal mesafeyi korumak ve bulaşı önleyecek tedbirlere dikkat etmek gerekiyor. Ancak tüm dünyanın merakla beklediği ve umut bağladığı bir mesele daha var: Virüsü yenebilecek ve salgını durdurabilecek bir aşı ya da ilacın geliştirilebilmesi.

Hastalığın tedavisinde etkili olabileceği düşüncesiyle kullanılan bazı ilaçlar olduğu biliniyor. Bu ilaçların tamamı, daha önce başka hastalıkların tedavisinde kullanılıyordu ve klinik araştırmalarda Covid-19 üzerinde de etkili oldukları görüldü. Peki, tüm bu ilaç ve aşılar, nasıl bir yol izleyerek kullanabilir hâle geliyor? İlaç ve aşıların güncel durumları ne? Öncelikle ilaç ve aşı çalışma süreçlerinde nasıl bir yol izlendiği anlatmak gerekiyor.

İlaç ve aşı çalışmalarının süreci

Covid-19’un tedavisi için denenen ilaçlar genel hatlarıyla birkaç şekilde sınıflandırılabilir. Bunlardan biri virüsün çoğalma (reprodüksiyon) gelişme yeteneğini doğrudan etkileyen antiviral ilaçlar. Diğer gruplar ise bağışıklık sistemine yönelik ilaçlar ile antimalaryal ilaçlardır. İlaç araştırmaları, keşif ve geliştirme ile birlikte başlar; fakat Covid-19 tedavisi için denenen tüm ilaçlar zaten belirli hastalıklar için kullanılan ilaçlar olduğu için belli aşamaları geçtiler. Tedavide ise hâlâ meşakkatli süreç devam ediyor.

Aşı çalışmaları

Covid-19’la ilgili aşı çalışmaları oldukça hızlı başladı ve ilerliyor. Hatta birçok firma umut veren açıklamalar da yapıyor. Pek çok ülkede eşzamanlı olarak farklı aşı çalışmaları sürüyor. Uygun aşıda istenen bazı özellikler vardır. Çocuk, genç ve yaşlı fark etmeksizin tüm fertlere yapılabilmelidir. Yan etkisi olmamalı ve virüsten yüksek oranda koruması olmalıdır. Ayrıca, bir aşının piyasaya sürülebilmesi için belli bir zaman gerekiyor; çünkü aşılar onay almadan önce, faz çalışmaları denilen birkaç aşamalı bir klinik araştırma sürecinden geçiyorlar.

Faz çalışmaları

  • Birinci faz: 20-80 gönüllü ile 12 ila 18 ay arasında sürer.
  • İkinci faz: 100-300 gönüllü ile yaklaşık iki yıl sürer.
  • Üçüncü faz: 1000-3000 gönüllü ile çok merkezli, çok uluslu, randomize ve çift kör deneyi olarak yapılır. Üç ila dört yıl sürer.
  • Dördüncü faz: Ürünün piyasaya çıkması ile yapılan çalışmalardır.

Piyasaya çıkma süresini uzatıyor

Tüm bu faz çalışmaları, aşının piyasaya çıkma sürecinin uzamasına sebep oluyor. Bu salgında, acil bir aşı ihtiyacı nedeniyle klinik çalışma süreleri kısaltılmak zorunda kalındı. Böylece Faz 3 çalışmalarına da çok sayıda gönüllü alındı. Sonuca çok yakın olan aşı firmaları var. Bunlardan biri de Türk bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci'nin yönettiği BioNTech firması tarafından gerçekleştirilen aşı çalışmasıdır. Bu aşıda virüs genetik kodu mRNA’dır ve Faz 3 klinik çalışmasını 44 bin kişilik gönüllü grup ile yapılıyor. Yayınlanan son ara analizinde aşının yüzde 90 üzerinde etkinliğe sahip olabileceği gösterildi. Bu tüm dünya için oldukça sevindirici bir haber oldu; ama henüz yaşlı, immünsüpresif, çocuk ve gebeler üzerindeki etkisi tam olarak bilinmiyor.

Maliyet artıyor

Ayrıca aşıların -70, -80 derecede tutulması gerekiyor. Aşıların korunması için soğuk zincir uygulanması çok iyi olmak zorunda, bu da maliyeti arttırıyor. Dolayısıyla uygun bir aşı ya da ilaç bulununcaya dek eski normalimize dönebilmemiz için sosyal mesafe kurallarına riayet etmeli, hijyene önem göstermeli ve bulaşı olabildiğince aza indirmeliyiz.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.