KREDİ FAİZ ORANINDAKİ DÜŞÜŞÜN KONUT SEKTÖRÜNE ETKİSİ


Ayşegül AK

Ayşegül AK

Okunma 12 Şubat 2020, 16:45

Konut sektörü, arkasında pek çok yan sanayiyi beslemesi ve istihdam yaratması nedeniyle, tüm ekonominin gidişatının göstergesi olarak da yakinen izlenen bir alandır.

Bu nedenle, konut satış istatistikleri ve konut fiyat endeksi verileri önemle takip edilmektedir.

Finansal piyasalar fon arzı ve talebinin karşılaştığı mecralardır. Elinde fon fazlası olan yatırımcı elde edebileceği en yüksek getiriyi değerlendirirken makroekonomik göstergelere ve alternatif yatırım olanaklarına bakar. Faiz getirisi elde edilebilecek yatırım olanaklarından farklı olarak gayrimenkul yatırımını tercih edenler için kira geliri ve rant temel göstergedir ve bu alandaki yatırımlar,  geleneksel olarak uzun dönemli güvenli risksiz yatırım alanları olarak kabul görürler. Dolayısıyla, ev sahibi olmak amacıyla konut edinme, konut sektörünü açıklamak için yeterli olamaz, konut aynı zamanda bir gelir kazandırıcı yatırım aracı olarak da görülür. Konut sektörü, arkasında pek çok yan sanayiyi beslemesi ve istihdam yaratması nedeniyle, tüm ekonominin gidişatının göstergesi olarak da yakinen izlenen bir alandır. Ekonomideki faiz oranlarında herhangi bir düşüş yatırım amaçlı konut talebini artırır. Bir diğer neden de kredi faiz oranlarının yüksek bulunması nedeniyle ertelenmiş olan konut kredisi talebinin sisteme girmesidir. Hâlihazırda ülkemizde yaşanan politika faizlerindeki düşüş süreci ile konut kredi faizlerinde de düşüş gözlemlenmiş, geçtiğimiz yıl kamu bankalarının önderliğinde konut kredi faizlerinin aylık yüzde bir düzeyinin altına çekilmesiyle konut kredi talebinin canlandırılması amaçlanmıştır.

Konut Fiyat Endeksi

Düzenli olarak açıklanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), TCMB tarafından ülkemiz genelinde konut fiyatlarındaki değişmeleri ölçmek ve Türkiye konut piyasasındaki fiyat değişimlerini ölçmek için bir oluşturulan bir endekstir. KFE’nin temel yılı 2010 olarak kabul edilir. KFE hesaplanmasında, yapım yılına bakılmaksızın, satışa konu olan tüm konutlara ilişkin fiyat verileri kullanılır. Konut piyasasında konutun gerçek fiyatı satışın gerçekleşmesi ile oluştuğundan, söz konusu gerçek fiyatı temsil etmek üzere, bireysel konut kredisi talebiyle kredi veren kuruluşlara yapılan başvurular sırasında düzenlenen değerleme raporlarındaki konut değerleri kullanılır. Satışın gerçekleşerek kredinin kullandırılması şartı aranmaz, değerlemesi yapılan tüm konutlar kapsama dahil edilir. En son açıklanan Kasım 2019 tarihli TCMB veri setine göre; KFE 2019 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,09 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 7,19 oranında artmış, ancak reel bazda yüzde 3,05 oranında azalmıştır.

Konut Satış İstatistikleri

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ise düzenli olarak konut satış istatistikleri açıklanıyor. 15 Ocak 2020 tarihinde açıklanan son verilere göre konut satışları 2019 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 1,9 azalarak 1 milyon 348 bin 729 gerçekleşmiştir. Aylık bazda ise; Türkiye genelinde konut satışları Aralık ayında yıllık bazda yüzde 47.7 artarak 202 bin adete çıkmış, bu dönemde ipotekli konut satışları yüzde 603.4 artarak 50 bin adete yükselmiştir. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 24.9 olarak gerçekleşirken, diğer konut satışları Aralık ayında Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17 artarak 152 bin adete çıkmıştır. 2019 yılında ipotekli satışların payı yüzde 24.7 düzeyine çıkarken, ilk el konut satışı 512 bin, ikinci el konut satışı ise 837 bin adet olarak gerçekleşti ve böylece ilk el konut satış oranı yüzde 37.9, ikinci el konut satış oranı yüzde 62.1 olmuş oldu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.