KURUMSAL İTİBAR VE MARKALAŞMA


Serap ÖCAL

Serap ÖCAL

Okunma 12 Şubat 2020, 16:39

Bugün kurumların sahip olduğu en önemli soyut değerlerin başında gelen itibar, kurumun karşı karşıya kaldığı tüm risklerden etkileniyor. Çalışanların niteliklerinden ürünlerin kalitesine, finansal performanstan kurumsal kültüre kadar birçok faktör, kurumsal itibar yönetimi için önem arz ediyor.

Günümüzün küresel ortamında, rekabetçi avantaj açısından kurumların sahip oldukları soyut değerlerin, somut değerlerden daha önemli hale geldiğini söyleyebiliriz. Kurumların sahip olduğu en önemli soyut değerlerin başında gelen itibar, paydaşları ile olan ilişkilerinde stratejik bir anlam ifade ediyor ve bu paydaşlar nezdinde farklılaşmalarında önemli bir rol üstleniyor. İtibar, kurumun karşı karşıya kaldığı tüm risklerden etkileniyor. Bu doğrultuda kurumlar, sürekli değişik risklerin altında olan itibarlarını korumak için ileriye dönük stratejik bir bakış açısıyla kurumun tüm fonksiyonlarını kapsayan sistemli çalışmalar gerçekleştirmeli; kendilerine özgü bir kurumsal risk yönetim planı geliştirmelidirler. Bu noktada kurumların halkla ilişkiler çabaları,  kurumun paydaşları ile olan çift yönlü, tutarlı ve sürekli iletişim sağlama becerilerinden ötürü, itibar riski yönetim sürecinin her aşamasında amaçların gerçekleştirilmesi açısından önemli bir rol üstlenir.

Şirketlerin Karlılık Oranını Yüzde 76 Etkiliyor

Weber Shandwick, KRC Research iş birliğiyle gerçekleştirdiği “The State of Corporate Reputation in 2020: Everything Matters Now/ Kurumsal İtibarın 2020’deki Durumu: Artık Her Şeyin Önemi Var” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Çevrimiçi anket metoduyla yapılan araştırmaya dünya genelinde 22 ülkede hizmet veren firmaların üst düzey yöneticileri katıldı. Anketle, bir şirketin itibarını neyin tetiklediği, yüksek saygınlığın neden önemli olduğu ve güçlü bir kurumsal itibara sahip olmanın getirdiği faydalar incelendi. Çalışma aynı zamanda kurum kültürü, CEO ve çalışan aktivizmi, kriz ve risk gibi konulara da değiniyor. Araştırma, kurumsal itibarın, şirketlerin kârlılığı üzerinde çok etkili olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan yöneticiler, şirketlerinin piyasa değerinin yüzde 63’ünün şirketlerinin genel itibarına bağlı olduğunu düşünüyor. Ayrıca, piyasa değerlerinin en az yüzde 76’sını şirket itibarına bağlayan önemli bir yönetici segmenti de bulunuyor. Bu grup, araştırmada “yüzde 76’lık kesim” olarak adlandırılıyor ve şirket itibarlarını maksimum finansal getiri için kullanan şirketleri temsil ediyor.

Markalaşmanın Olmazsa Olmazı “İtibar”

Araştırmadan elde edilen bir diğer önemli bulgu, itibarın çok yönlü olduğu. Başka bir deyişle, bir şirketin itibarı çeşitli faktörlerden etkileniyor ve bu faktörlerin hepsi eşit öneme sahip. Bu faktörler arasında net bir ayrım yapılamaması, kurumsal itibar alanında şirketlerin artık birçok faktöre eşit seviyede önem verdiğini gösteriyor. Bugün çalışanların niteliklerinden ürünlerin kalitesine, finansal performanstan kurumsal kültüre kadar birçok faktör, kurumsal itibar yönetimi için önem arz ediyor. Rakiplerinden faklı olmak isteyen işletmelerin marka imajlarını da farklılaştırmaları gerekiyor.

Sosyal Medya Bir Statü Sembolü Olabilir

Günümüzde kurumlar, markalaşma ve itibar yönetiminde sosyal medyanın gücünden de yararlanıyorlar. Sosyal medya, kurumun imajını ve kimliğini güçlendirebilir ve kurum için bir statü sembolü olabilir. Kurumlar hedef kitleleri ile sosyal medya aracılığı ile iletişim kurabilirler. İşletmelerin sosyal medya içerikleri,  hem markalaşma hem de itibar yönetimini destekleyebilecek biçimde oluşturulmalıdır. Bu nedenle, kurumsal iletişim sürecinde sosyal medya kullanılırken, abartılı ve yönlendirici bilgi verilmemeli ve gerçeklerin kısa zamanda gün yüzüne çıkacağı unutulmamalıdır. Bunun yanı sıra kurumsal olarak markalaşmak isteyen işletmeler, birlikte çalıştıkları ve desteklerine ihtiyaç duydukları hedef kitlelerini iyi tanımalıdırlar.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.