MARKA EKONOMİSİ VE KÂRLILIK


Serap ÖCAL

Serap ÖCAL

Okunma 05 Mart 2020, 12:08

Marka ekonomisinin katma değeri; marka ile satış yapan perakende firmasının yarattığı katma değer, birçok unsurun yarattığı ek değerlerden oluşur. Marka ekonomisi uygulamasında İtalya ve İspanya iyi bir örnektir. Hızlı kentleşme oranına sahip olan Türkiye ise, Avrupa’nın 6’ncı büyük pazarıdır.

Marka ekonomisinin, üretim sonrası işlevlerin eklenmesi ile ortaya çıkan değer zinciri içindeki iktisadi faaliyetlerden ve bu faaliyetlerin yarattığı katma değerden oluştuğunu söyleyebiliriz. Marka ekonomisinin katma değeri; marka ile satış yapan perakende firmasının yarattığı katma değer, birçok unsurun yarattığı ek değerlerden oluşur.

Ek Değer Yaratan Unsurlar

• Üretim ve Türkiye’den yapılan alımlar

• Pazar araştırmaları, tüketici araştırmaları

• Tasarım, koleksiyon, ürün geliştirme

• Tedarik, lojistik, depolama, dağıtım

• Reklam, kurumsal kimlik, iletişim, sosyal sorumluluk

• Nitelikli iş gücü, yüksek verimlilik

• Mağaza zinciri, mağaza kiraları, dekorasyon

• Yurt içi ve yurt dışı mağazacılık, satış sözleşmeleri

• Ürün güvenliği, ürün sorumluluğu ve satış sonrası hizmetler

Marka Ekonomisinde İtalya ve İspanya Örneği

Marka ekonomisi uygulamasında İtalya ve İspanya bizler için iyi bir örnektir. İtalya, moda markalı ve markalı ürün satıyor, devlet de moda markalarına güçlü destek sağlıyor ve markalar tasarımcılarla iş birliği yapıyor. İspanya ise, küresel fırsatları değerlendirerek; fast fashion / hızlı moda akımını yaratmıştır. Buna güçlü lojistik altyapısı ve kapasitesi de eklenmiştir. Markaları ayrıca yurt dışında da katma değer yaratıyor. Bir zamanlar Avrupa’nın köylüsü kabul edilen İtalya ve İspanya, marka ekonomisine geçerek ülke imajlarını yükselttiler, turizmden gelen gelirlerini arttırdılar.

İtalya, İspanya ve Türkiye’nin Gelişimi

1960’larda Almanya’ya çalışmak için işçi göndermeye başlayan üç ülke olan İtalya, İspanya ve Türkiye’nin gelişme tercihlerini şöyle açıklayabiliriz:

• Her üç ülke de 1960’lı yıllarda gelişme arayışındaydı ve çalışabilir nüfus, yüksek işsizlik ve sınırlı iş olanaklarına sahipti.

• 1970’lerden itibaren İtalya, bir yandan markalaşma yolundayken, diğer yandan ucuz işgücünü eğitip kaliteli üretimde kullanmaya başlayarak küresek ölçekte markalar yaratıyor ve dünya modasına yön verir hâle geliyordu.

• 1990’larda İspanya, küresel talep koşulları ile ticaretteki serbestleşme eğilimini iyi öngörerek, fast fashion / hızlı moda akımını yarattı.

• Türkiye, 1980’lerin ortasından itibaren global markalara üretim yaparak, ürettiği ürünleri ihraç etmeye başlamıştı.

• Günümüze geldiğimizde ise Türkiye’nin kendi markaları ile yurt içi ve yurt dışındaki ticareti öne çıkar.

Türkiye’de Marka Ekonomi

2019 yılı TUİK verilerine göre, Türkiye nüfusunun ortalama yaşı 32. Hızlı kentleşme oranına da sahip olan ülkemiz, Avrupa’nın 6’ncı büyük pazarıdır. Lüks tüketime bütçe ayırabilen kişi oranı da her geçen gün artmaktadır. Bu oranın tabana yayılması ve lüks ve kaliteli hizmetin ulaşılabilirliği, markalaşma bilincinin artışıyla gerçekleşecektir.

Markalaşmak İçin Neler Yapılmalı?

Kurumların kendi çalışma prensipleri ve hedeflerine uygun gerçekçi bir iş planı ve zaman yönetimi, markalaşma sürecinde büyük önem taşır. Stratejiler, kurumların mali yapısı ve olanaklarıyla uyumlu olmalıdır. Firma, ürettiği ürünün rekabet avantajını iyi kullanmalı, kaliteli ürünü uygun fiyata satabilecek rekabetçi yapı kurmalıdır. Tasarım ve teknolojiyi kullanma yeteneği en üst düzeyde olmalıdır. Nitelikli insan kaynağı temini ve insan kaynağının çağdaş yöntemlerle yönetilmesi önemlidir. Müşteri memnuniyetini sağlama, iyi ve kaliteli hizmet, bilgi birikimi ve deneyimlerden faydalanma becerisi geliştirilmelidir. Yerel beklentiler de iyi anlaşılmalı. Devletin sağladığı teşviklerden ve desteklerden en üst düzeyde yararlanılmalıdır. Yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da uygun genişleme alanları belirlenerek, fırsatlar değerlendirilmelidir. Stratejik ortaklıklar, yurt dışında markalaşmak isteyen firmalar için faydalı olabilir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.