Marka Yönetiminde İnovasyon


Nagihan Ünüvar

Nagihan Ünüvar

Okunma 03 Temmuz 2020, 13:48

İnovasyon sürecinde, yeni teknolojilere odaklanmak ve müşteri içgörülerini anlamak önemlidir. İnovasyonu bir yaşam biçimi olarak benimsemenin, hem kişisel hem de kurumsal markalar için can suyu olduğuna inanıyorum.

10 sene önce, tüm yöneticiler toplantı masasının etrafında oturmuş, mevcut rakiplerin piyasada nasıl öne çıktığını ve şirketin hangi adımları atabileceğini konuşuyordu. Genel müdür, bir firmanın yeni ürününü anlatırken, bu ürüne benzer bir ürünü daha uygun fiyata üretilebileceğini söylüyordu. Aradan yıllar geçti, teknoloji ilerledi, rakipler çoğaldı. Bugün aynı masada, aynı yöneticilerle oturuluyor, rakipler ve yeni ürünlerden konuşuluyor. Atılan adımlar küçük, benzer ve bir arpa boyu yol alınılamadığı fark ediliyor. Üstelik, yılların rutinliğinin getirdiği atalet bu yöneticileri küçültürken, piyasaya yeni giren çevik rakipler büyüyor. Değişmek, yenilenmek kaçınılmaz bir hâle geldi. Artık inovasyon için düğmeye basılıyor.

Benim inovasyonla ilk tanışmam İhracatçı Birlikleri’nde çalıştığım dönem görev aldığım Seramik Tanıtım Komitesi’nde oldu. 2000’li yılların ortalarıydı. Sektör temsilcileriyle bir araya geliyor, çalıştaylar gerçekleştiriyor ve inovatif fikirleri bulmaya çalışıyorduk. O zamandan bu zamana teknoloji inanılmaz bir hızla gelişirken, işlerin çoğu dijitale taşındı.

Bir Yaşam Biçimi Olarak Benimsenmeli

İnovasyon, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat)’ın birlikte yayınladığı ve 2005 yılında güncellenen Oslo Kılavuzu’nda, “Yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal ya da hizmet) veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin ya da iş uygulamalarında, iş yeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır” olarak tanımlanıyor. Ben de, küçük adımların ötesine geçerek, inovasyonu bir yaşam biçimi olarak benimsemenin, hem kişisel hem de kurumsal markalar için can suyu olduğuna inanıyorum.

Kriz Dönemleri İdeal Zamanlardır

Markanın ilerlemesinin önünde bir engel olan klasik, ataletli yönetim anlayışını değiştirerek inovasyon yapmak için kriz dönemleri ideal zamanlardır. Yaşadığımız bu dönemde olan bitene baktığımızda, radikal bir değişikliğe gitmek için belki de hiç bu kadar doğru bir zaman olmamıştı. İnovatif bir marka olmak için siz de bu zamanı iyi değerlendirebilir, yaratıcı fikirlerin gelişmesine olanak veren organizasyonel ortamı hazırlayabilirsiniz.

Hedefi Net Olarak Belirleyin

İnovasyon, proaktif ve üretici bir süreçtir. İnovasyona başlamadan önce, ulaşmak istediğiniz hedefi net olarak belirleyerek odaklanmak üzere bir plan tasarlamaya, bunun için de bir hazırlık süresine ihtiyacınız olacaktır. İnovasyon planının içeriğinde; hedefe giden yol, bu yolda ilerlerken size yardımcı olacak araçlar, yöntem ve ekibinizin görev dağılımı yer alır. Bu plan, aynı zamanda markanızın inovasyon sürecinin yol haritası da olacaktır. İnovasyon sürecinde, yeni teknolojilere odaklanmak, müşteri içgörülerini anlamak için çözümlerinize empati yapmak önemlidir.

Odaklanılması Gereken Bir Süreç

İnovasyon seferi, odaklanılması gereken bir süreçtir. Bu sefere çıkmaya karar verdiğinizde geri dönüşünüzün olmayacağını bilmeli, yol arkadaşlarınızı iyi seçmelisiniz. Yolda karşılaşılacak zorluklarda pes etmeyecek, cesur, iç motivasyonu yüksek bir ekibiniz olursa, inovasyon süreciniz akıcı ve coşkulu olur. Sürekli keşfetmenin verdiği heyecanla yol alırken, ekibinizin de işine tutkuyla bağlanmasını ve kendi sınırlarını aşmanın verdiği mutluluğu yaşamasını sağlayabilirsiniz.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.