SAĞLIK SEKTÖRÜNDE MARKALAŞMA


Serap ÖCAL

Serap ÖCAL

Okunma 04 Kasım 2019, 11:56

Sağlık hizmetlerinde, güçlü bir marka olabilmek için hastanelerin diğer rakiplerinden farklı olarak birtakım kavramları algılamaları gerekir. Doktorlar da kendilerini diğer hizmet alıcılara tanıtmak ve daha fazla kişiye ulaşmak için markalaşma kavramını kullanırlar.

Günümüzde yaşanan sağlık problemlerindeki artış, çeşitlilik ve çoğu kamu hastanelerinde oluşan kalabalık, vatandaşların daha hızlı ve efektif hizmet alma isteklerini doğurdu. Türkiye’deki sağlık kuruluşlarının ve bireysel hizmet veren doktorlarımızın gerek geleneksel kitle iletişim araçlarını kullanarak gerekse de internet yoluyla mesleki deneyimlerini göstermeleri, ülkemizi sağlık alanında dünyaca ünlü hale getirme yolunda hızla ilerletiyor. Doktorlarımızın teknolojik gelişmeleri daha hızlı takip etmeleri neticesinde başarılı işlemler uygulamaları hem kişisel hem kurumsal anlamda markalaşmalarına katkı sağlıyor. Günümüzde teknolojik gelişmelerin artmasıyla beraber, yeni kurulan ve sayıları hızla artmaya devam eden hastanelerin birbirleriyle adeta birer yarış içine girmesiyle birlikte yenilik arayışına giren işletmeler çeşitli yollara başvuruyorlar. Hastanelerin bir marka haline gelme çabaları ve bunun için hastanın algı ve tutum gibi davranış bilimlerine yönelik çalışmaları sonucunda, hastaneler markalaşma kavramının tüketicilerin davranışlarına yön veren bir kavram olduğunu keşfettiler ve çalışmalarını buna göre yapıyorlar. Hastaların hastanelere yönelik beklentileri ve tercih ettikleri hastanelerin hizmetlerini algılama biçimleri tespit edilerek, buna yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor.

Hastaların Memnuniyet Ölçüleri Karşılanmalı

Markalaşmak isteyen sağlık kurumları veya kişiler, öncelikle şirketin amaçlarını, kalite politikalarını, hedef alacağı kitleyi benimsemek ve özümsemek zorundadırlar. Markalaşmanın genel kuralı belirli hedeflerin içselleştirilmesi ve gerek kişilerin gerekse kurumların bu hedefler doğrultusunda çok çalışmaları önemlidir. Sağlık hizmetlerinde, güçlü bir marka olabilmek için hastanelerin diğer rakiplerinden farklı olarak birtakım kavramları algılamaları gerekir. Bunun olabilmesi için hastaların istek ve taleplerini takip etmek, üretilen hizmetleri bu doğrultuda geliştirmek gerekir. Sağlık sektöründe markalaşmanın etkili olarak kullanılabilmesi, hastaların memnuniyet ölçülerinin karşılanması gerekir. Sağlık sektöründe markalaşmanın önemi ise son 20 yıldır fark ediliyor. Özel sektörün sağlık hizmetlerindeki paylarının artışı ve kamu hastanelerinin de rekabet sürecine dahil olmasıyla hastaneler daha çok hastaya daha kaliteli hizmet verme esasıyla hareket ediyorlar. Sağlık hizmetlerinde hizmet satın alan hasta profillerinin hızla değiştiği düşünülüyor. Kişilerin hastanede ödedikleri bedellerin karşılığını almak istedikleri, yani tatmin olacakları hizmetleri talep ettikleri ve hizmetleri satın alırken gerekli bilgilendirmelerin kendilerine yapılmasını istedikleri gözlemleniyor. Bu noktada hastaneler, bilinçli tüketicilerle karşı karşıya kaldıkları için yeni stratejilerini de buna göre yapıyorlar.

Doktorların Kişisel Markalaşması

Günümüzde çoğu ticari marka kişiye özel davranıyor. Özellikle iş hayatında yer alan başarılı çalışanlar, kendi ürettikleri ürünleri bağlı oldukları işletmelerin başarılarıyla değil, kendi kişisel markalarını yaratarak başarı elde ederler. Kişisel markalaşma, tıpkı ticari markalaşma gibi gelecekteki yatırımlar için tasarlanır. Bu tasarımda kişilerin kendi değerleri, yönetmedeki becerileri, iletişim kabiliyetleri, kendi farkındalıkları, kişilikleri ve gelecek için hedefleri gibi konular yer alır. Burada temel hizmet sağlayıcı olan doktorlar büyük bir öneme sahiptir. Doktorlar da kendilerini diğer hizmet alıcılara tanıtmak ve daha fazla kişiye ulaşmak için markalaşma kavramını kullanırlar. Doktorların markalaşması, kişisel markalaşma kavramı altında belirlenir. Marka ve sağlık sektöründe markalaşma kavramı ile beraber, doktorların kişisel markalaşması kavramı bu çalışmanın esas unsurlarını oluşturur.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.