Türkiye’de ödeme sistemlerinde son yıllarda öne çıkan en önemli dönüşüm nedir?
Uzun süre sektörde “daha hızlı, daha ucuz, daha çok” yaklaşımı ön plandaydı. Ancak bugün gelinen noktada hem regülasyonların sıkılaşması hem de işletmelerin sahadaki gerçek ihtiyaçları, ödeme sistemlerini yalnızca bir işlem aracı olmaktan çıkarıp iş sürekliliğinin kritik birer parçası haline getirdi. Özellikle KOBİ’ler için artık önemli olan bir ödemenin hızla gerçekleşmesi kadar; günün, haftanın ya da ayın hiçbir anında sistemin aksamaması, paranın mütemadiyen güvende olması ve süreçlerin her koşulda öngörülebilir işlemesi. Bu dönüşümle birlikte ödeme sistemleri, arka planda “sessizce çalışan” ama her an ayakta kalması gereken altyapılara dönüştü. Güvenli mimari, regülasyon uyumu, entegrasyon kabiliyeti ve operasyonel süreklilik; hızın önüne geçen yeni rekabet kriterleri haline geldi. Türkiye’de ödeme ekosisteminin geldiği bu nokta, sektörün büyümekten vazgeçtiğini değil; daha sağlıklı, sürdürülebilir ve gerçek ekonomiye dokunan bir büyüme anlayışına geçtiğini gösteriyor.
Kullanıcıların ve işletmelerin güvenli ödeme alışkanlıkları kazanması için ne tür bilgilendirme çalışmaları yapılıyor?
Güvenli ödeme alışkanlıkları yalnızca teknolojiyle değil; o teknolojiyi doğru kullanabilecek finansal bilinçle mümkün. Bu nedenle sektörde bilgilendirme çalışmaları giderek ürün anlatımının ötesine geçip, finansal okuryazarlık odağında şekillenmeye başladı. KOBİ’lere ve esnaflara en gelişmiş POS cihazını ya da yazılımı sunmak tek başına yeterli değil. Tahsilatın, nakit akışının ve ödeme araçlarının nasıl yönetileceği bilinmediğinde, teknoloji beklenen faydayı üretemiyor. Bu gerçekten hareketle, Anadolu’daki KOBİ’lere, esnaflara ve genç girişimcilere yönelik kapsamlı bir finansal okuryazarlık seferberliği başlatıyoruz. Amacımız işletmelerin finansal araçları sadece kullanması değil, onlardan azami faydayı sağlayacak bilinci ve bilgiyi kazanması. Bireysel kullanıcılar tarafında ise güvenli ödeme alışkanlıklarını; şeffaf işlem ekranları, anlaşılır uyarılar ve kontrol edilebilir limitler gibi unsurlarla günlük deneyimin doğal bir parçası haline getiriyoruz. Bu sayede finansal okuryazarlık ve güvenli ödeme alışkanlıkları, ayrı bir eğitim başlığı olmaktan çıkıp, kullanıcı davranışını şekillendiren sürekli bir deneyime dönüşüyor. Güvenli ödeme bilincini anlatmanın yanı sıra tasarladığımız deneyimlerle yaşatarak kazandırıyoruz.
Önümüzdeki 5 yılda ödeme sistemlerinde bizi bekleyen en büyük değişim ne olacak?
Önümüzdeki beş yılda ödeme sistemlerinde yaşanacak en büyük değişim, ödemenin görünürlüğünün azalması ama sorumluluğunun artması olacak. Kullanıcılar ve işletmeler için ödeme; tıklanan, onaylanan, takip edilen bir süreç olmaktan çıkıp, arka planda sorunsuz çalışan görünmez bir sürece dönüşecek. Bu dönüşümle birlikte rekabet; kesintisiz, güvenli ve öngörülebilir deneyimler noktasında yoğunlaşacak. Önümüzdeki dönemde ödeme sistemleri kullanıcılar tarafından daha az fark edilen ama çok daha fazla güvenilen altyapılara dönüşecek. İşletmeler tarafında ise parçalı çözümler dönemi artık kapanıyor. POS, tahsilat, cüzdan, kart ve banka entegrasyonlarının ayrı ayrı yönetildiği yapıların yerini, tüm finansal akışın tek bir ekosistem içinde yönetildiği, ticari işletim sistemleri olarak tanımlanabilecek bütünleşik yapılar alıyor. Bu da ödeme sistemlerini, yalnızca bir işlem aracı olmaktan çıkarıp, işletmelerin tüm finansal ihtiyaçlarını yöneten stratejik bir katmana dönüştürüyor. Öte yandan, herkese her hizmeti sunmaya çalışmak yerine, spesifik sektörlerin gerçek ihtiyaçlarına net çözümler sunan dikey uzmanlaşmanın fintekler arasında giderek yaygınlaştığına da şahit olacağız.
Eklemek istedikleriniz nelerdir?
Ödeme sistemleri konuşulurken teknoloji ve regülasyon kadar önemli bir başka başlık daha var; o da insan. En gelişmiş altyapıyı kurulsa da eğer işletmeler bu sistemin tam potansiyelinden faydalanmıyor, nakit akışını yönetemiyor ya da finansal kararlarında kendini güvende hissetmiyorsa gerçek bir değer üretmekte zorlanıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde sadece ürün ve entegrasyonlara değil; KOBİ’lerin, esnafın ve genç girişimcilerin finansal farkındalığını artıracak adımlara da odaklanmak gerektiğine inanıyoruz. Sağlıklı bir ödeme ekosistemi ancak teknolojinin güvenle ve bilinçle kullanıldığı bir zeminde kalıcı olabilir.