İş dünyasında araç sahipliği kavramı yerini hızla "mobilite yönetimine" bırakırken, operasyonel kiralama sektörü hem finansal hem de teknolojik bir dönüşümden geçiyor.Ak Lease Genel Müdür Eser Okyay, değişen pazar dinamiklerini ve şirketlerin neden mülkiyet yerine kullanım odaklı modellere yönelmesi gerektiğini anlatarak sorularımızı yanıtladı.
Filo kiralama, KOBİ’ler için satın almaya kıyasla ne gibi avantajlar sunuyor?
Filo kiralama, KOBİ’ler için finansal esneklik ve operasyonel verimlilik açısından önemli avantajlar sunuyor. Araç satın alımında yüksek peşin maliyetler ve bilanço yükü oluşurken, kiralama modeliyle bu yük ortadan kalkıyor ve işletmeler nakit akışlarını daha sağlıklı yönetebiliyor. Bununla birlikte bakım, onarım, sigorta ve operasyonel süreçlerin tek bir yapı altında yönetilmesi, şirketlerin zaman ve kaynaklarını kendi ana işlerine yönlendirmesine imkân tanıyor. Bu model aynı zamanda öngörülebilir maliyet yapısı sayesinde bütçe planlamasını kolaylaştırırken, değişen ihtiyaçlara göre filo yapısının esnek biçimde güncellenmesine de olanak sağlıyor.
Operasyonel kiralama ile finansal kiralama arasındaki temel farkları nasıl özetlersiniz?
Operasyonel kiralama ile finansal kiralama arasındaki en temel fark, varlık sahipliği ve hizmet kapsamı üzerinden şekilleniyor. Finansal kiralama daha çok bir finansman modeli olarak konumlanırken, operasyonel kiralama uçtan uca bir hizmet modeli sunuyor. Operasyonel kiralamada araçların mülkiyeti kiralama şirketinde kalırken; bakım, onarım, sigorta, operasyon yönetimi gibi tüm süreçler hizmet paketine dahil ediliyor. Bu sayede müşteriler yalnızca aracı kullanmaya odaklanırken, tüm operasyonel yük profesyonel bir yapı tarafından yönetiliyor.
Elektrikli ve hibrit araçların filolardaki payı artıyor mu?
Elektrikli ve hibrit araçların filolardaki payı hem Türkiye’de hem global ölçekte kademeli olarak artıyor. Bugün operasyonel kiralama sektöründe elektrikli araçların payı henüz düşük seviyelerde olsa da hibrit araçlarla birlikte toplam oran artıyor ve bu alanın büyüme potansiyeli oldukça yüksek. Şirketlerin sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında, bu konuher geçen gün daha da önemli hale geliyor.Biz de müşterilerimizin talepleri doğrultusunda filomuzda elektrikli ve hibrit araçlara yer veriyor, bu süreçte araçların operasyonel avantajları ve maliyet yapıları konusunda danışmanlık sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde hem araç çeşitliliği hem de şarj altyapısına yönelik iş birlikleriyle bu dönüşümün daha da hızlanmasını bekliyoruz.
Satış sonrası hizmetlerde nasıl bir fark yaratıyorsunuz?
Ak Lease Filo olarak bugün 3200araçlık bir filoyu yönetiyoruz.Türkiye genelinde 81 ilde operasyonel kiralama çözümleri sunuyoruz. Bu yaygın yapı sayesinde müşterilerimiz nerede olursa olsun aynı hizmet standardına erişebiliyor.
Satış sonrası hizmetlerde ise güçlü iş ortaklarımız, yüksek hizmet kalitemiz ve dijitalleşme odaklı yaklaşımımızla farkımızı ortaya koyuyoruz. Geniş ve güvenilir iş ortağı ağımız sayesinde bakım, onarım ve tüm operasyonel süreçleri yüksek standartlarda ve kesintisiz şekilde yönetirken, müşterilerimize her noktada aynı kaliteyi sunabiliyoruz. Dijital altyapımızla desteklenen hizmet modelimiz, süreçlerin anlık takibini mümkün kılarak operasyonel verimliliği artırıyor ve müşterilerimize daha şeffaf bir deneyim sağlıyor. 7/24 destek sunan çağrı merkezimiz ve uzman ekiplerimizle birlikte, tüm süreçler tek bir merkezden yönetilebiliyor ve filo yönetimi daha öngörülebilir, sürdürülebilir ve kolay bir yapıya kavuşuyor.
Eklemek istedikleriniz var mı?
Filo kiralama sektörünün artık klasik araç temin modelinin ötesine geçerek mobilite ekosisteminin önemli bir parçası haline geldiğini görüyoruz. Araç sahipliğinden çok kullanım odaklı çözümlerin öne çıktığı bu yeni dönemde, şirketlerin beklentisi de finansmanın ötesine geçen, uçtan uca hizmet sunan yapılar oluyor. Bu doğrultuda teknoloji entegrasyonu, veri odaklı yönetim ve dijital müşteri deneyimi gibi alanlara yatırım yapmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu ölçeği daha da büyütmeyi hedefliyoruz. 2026 ve sonrasında odağımız, büyümeyi yalnızca araç sayısı üzerinden değil, hizmet derinliği ve çeşitliliği üzerinden de sürdürmek olacak. Uzun dönem kiralamanın yanı sıra kısa dönem kiralama çözümleri ve mobiliteyle bağlantılı dijital iş modelleriyle hizmet kapsamımızı genişletmeye hazırlanıyoruz.
5 yıl içinde10.000 araçlık filoya ulaşarak sektörde daha güçlü bir konuma gelmeyi planlıyoruz. Amacımız, müşterilerimizin mobilite ihtiyaçlarını bütünsel bir yaklaşımla ele alarak, onları geleceğin mobilite dünyasına hazırlayan güvenilir ve yenilikçi bir çözüm ortağı olmak.