Ramazan ayında oruç tutmak, yalnızca dini bir ibadet değil, aynı zamanda yaşam tarzı üzerinde olumlu etkiler oluşturabilecek bir süreçtir. Bu dönem, sigara ve alkol gibi sağlığa zarar veren alışkanlıkların bırakılması için önemli bir fırsat sunar. Bununla birlikte Ramazan ayında bireyler genellikle daha düzenli öğün saatlerine geçer, ev yapımı yemeklerin ve sebze tüketiminin artmasıyla beslenme kalitesinde iyileşmeler gözlenir.
Ramazanda yaklaşık 12-13 saatlik bir açlık sürecimiz başlar. Bu durumun vücudun metabolik değişimini başlatır.Açlıktan sonraki ilk 10 saat içinde vücut karaciğer dokularında depolanan glikojeni tüketmeye başlar ve bu durum sindirim sitemimizin dinlenmesini sağlar.glikojen depoları tükenince ise yağ yakımı devreye girer.Bu durumda insülin seviyelerimiz giderek azalmaya ve vücut otofaji ile kendini temizlemeye başlar.
Uzayan açlık sürecinde ayrıca otofaji adı verilen hücresel bir temizlik mekanizması aktive olmaya başlar. Otofaji, kelime anlamı olarak “kendini yemek” anlamına gelir ve hücrelerin hasarlı bileşenlerini parçalayarak yenilenmesini sağlar. Bu süreç, genellikle 14 saat ve üzeri açlık durumlarında daha belirgin hale gelir ve metabolik sağlık açısından önemli bir adaptasyon mekanizmasıdır
SAHURA ÖĞÜNÜNÜ ATLAMANIN VÜCUDUMUZA ETKİLERİ
Evet, vücudumuz uzun süreli açlık durumunda farklı otofaji basamaklarına girer. Fakat üç gün ve üzeri uzun süreli açlık durumunda vücudumuz için avantaj sağlayan oruç tutma durumunu dezavantaja çevirirsiniz. Vücut, belirli süreli açlıklara fizyolojik olarak uyum sağlayabilir. Ancak sahur öğününün düzenli olarak atlanması, açlık süresini aşırı uzatarak kas kaybı riskini artırabilir, enerji seviyelerinde düşüşe ve metabolik dengenin olumsuz etkilenmesine neden olabilir.
Sahur öğününü yapmak da zorlanıyorsunuz yatmadan önce dengeli bir öğün ayarlamalı veya üç günde bir mutlaka sahura kalkmalısınız.Bu şekilde bir düzen kas kayıpları yaşamınızın önüne geçer.
SAHUR ÖĞÜNÜNÜZ NASIL OLMALI ?
Sahur günün yakıtıdır. Dengeli bir sahur öğünü sayesinde oruç tutmak kolaydır.Yanlış yapılan bir sahur öğünü gününüzü çileye döndürür.
İlk olarak sahur da şekerli yiyeceklerden kaçınmalısınız. Kan şekerini hızla yükseltip hızla düşürürler. Sonuç sabah halsiz ve yorgun kalkarsınız.
Lifli yiyecekler eklenmelisiniz. Yavaş sindirilen karbonhidrat kaynakları çavdar, siyez, tam buğday ekmeği beyaz ekmeğe tercih ederseniz gün boyu sizi tok tutmaya yardım eder.
Sahur öğününün sonuna ekleyeceğiniz birkaç kaşık yoğurt yemek bilimsel olarak faydalıdır. Çünkü midenizi rahatlatır ve asitliği önlemeye yardımcı olarak susuzluk hissi engeller.
Tabii ki proteinsiz bir sahur olmaz. Yumurta, süt, yoğurt ve tuzsuz peynir seçeneklerinden birini öğününde ekleyin.
Suyu doğru içmek. Bir anda mideyi şişirmek su içmek değildir. Su gece boyunca yayarak içilir sahurda tamamlanır.Sahur sırasında 2-3 bardak su içmek yeterlidir. Daha fazlası zaten böbrekler yoluyla vücudumuzdan atılır.
Son olarak sahurdan hemen sonra yatmayın. Hemen yatarsanız reflü, mide yanması ve şişkinlik yaşarsınız.(15-20 dk sonra yatabilirsiniz.

