YENİ EKONOMİK TREND: PAYLAŞMAK


Özgenur R.KURTULDU

Özgenur R.KURTULDU

Okunma 06 Ocak 2020, 11:00

Bireylerden işletmelere son on yıldır içinden geçtiğimiz teknolojik gelişmelere ayak uydurup uyduramadığımızı konuşuyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dünyada ekonomiden toplumsal algıya, üretilen mesajlardan pazarlama tekniklerine kadar pek çok olgu değişti. Peki ekonomi politikaları ve geleneksel ekonomi teorileri bu değişime ne kadar ayak uydurabiliyor?

Paylaşım ekonomisi kavramının ortaya atıldığı ilk dönemde, tüketicilerin ve paylaşımcıların yeni medyanın olanaklarını kullanarak sosyal ağlar aracılığıyla sahip oldukları metaları paylaşmaları, hatta bu metaları ortak bir mülkiyet haline getirmeleri kısa zamanda kabul gördü ve yaygınlaşmaya başladı. İnsanlar, gerek hazır aplikasyonlar ve bloglar üzerinden gerekse kendi kurdukları web sitelerinde ürün ve hizmet üzerinden dayanışma ağı oluşturup bunu ekonomiye çevirdiler. Bu dayanışmayı kar ve faydaya çevirirken bir nevi kişilerarası güven, yakınlık, paylaşma gibi sosyal kavramları da canlandırdılar. Tüketiciler, bu güven ortamı çerçevesinde kendilerine bir nevi döngü yaratmış oldular.

Paylaşım Ekonomisinin Dinamiği

İşletmeler açısından bakıldığında, şirketler yola çıkarken gücü müşteriye vermek ve internet temelli bir paylaşım ekonomisi kurmak için yola çıkmışlardı. Bu hem toplumsal faydayı amaçlayan bir görüş hem de dünyayı değiştirecek bir bakış açısı içeriyordu. Bu gibi paylaşıma dayalı girişimler paylaşım ekonomisinin başarılı olacağının ve gelecek vadettiğinin en büyük kanıtları olarak görüldü. İsteyen herkesin evini, mekanını kiralayabildiği, cep telefonundan taksi tutabildiği paylaşım ekonomisinin, gelecekte çok daha fazla yaygınlaşacağı görünüyor; fakat küresel anlamda paylaşım ekonomisinin dinamiği o kadar hızlı gelişti ki devler pazarda konumlandı bile. Bu anlamda küçük ve orta ölçekli bu tip girişimler ya yok olmak tehlikesiyle karşı karşıya kaldı ya da sermayelerini geliştirip pazarda rekabet etmeye koyuldular.

İhtiyaçları Fırsata Çevirerek Hızla Büyüdüler

KPMG’nin hazırladığı ‘Mobiliteyi Hızlandırmak’ raporuna göre, paylaşım ekonomisinin 2025 yılında 400 milyar dolarlık hacme ulaşacağı öngörülüyor. Küresel ölçekte 110 milyar dolar büyüklüğe ulaşan paylaşım ekonomisine ilişkin Türkiye bu alanda en hızlı büyüyen ekonomi olarak gösteriliyor. Küresel ölçekte Airbnb, Uber, Google, Facebook ve Amazon gibi şirketler paylaşım ekonomisinin gücünü arkalarına alarak, hizmet alanlar ve hizmet verenleri bir platform üzerinde birbirlerine bağlayan şirketler olarak devler arasında yerini aldı. Airbnb dünyanın en büyük konaklama şirketi; ama kendine ait bir tane oteli bulunmuyor. Facebook dünyanın en büyük içerik üreticisi; ancak kendisi içerik üretmiyor. Bu gibi dev şirketler, teknolojinin gelişimini ve tüketici alışkanlıklarının değişimini, yani hedef kitle beklenti ve analizlerini doğru ve etkin strateji ile yapabildikleri doğrultuda ihtiyaçları fırsata çevirerek ivme kazandılar.

Başarının Yolu Gelişime Katkıda Bulunmaktan Geçiyor

Aslında toplumun her kesiminin ve özellikle girişimcilerin felsefelerini ve iş modellerini eski kavramlar üzerine kurmamaları ve sürekli olarak geleceğin takipçileri olmaları gereken bir zaman dilimi yaşanıyor. Eski paylaşım ekonomisinin başarı ile çalıştığı çok sayıda dev şirket ortaya çıktı, birçoğu faydalarından yararlanmaya devam ediyor ve bir kısmı gelecekte de faydalanmaya devam edecektir. Yeni paylaşım ekonomisinde başarılı olmanın yolu, bu teknolojinin felsefesini anlamaktan, gelişimine katkıda bulunmaktan ve fırsatları etkin kullanmaktan geçecektir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.