Merkez Bankası’ndan Karar: “Sabit


Rahmi İncekara

Rahmi İncekara

Okunma 10 Eylül 2020, 01:25

Beklenen enflasyonla ilgili bir revizeye giden TCMB, beklenen enflasyonu yıl sonunda yüzde 8,9'a yükseltti. Diğer taraftan Türkiye'nin gösterge faizinin yüzde 13,25'e çıktığını, aynı zamanda mevduat faizlerinin de artığını ve bankaların kredi verirken biraz daha yüksek faiz kullandığını gözlemliyoruz.

Piyasalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun, 20 Ağustos 2020 Perşembe günü açıkladığı faiz kararını merakla bekledi. Ağustos başı itibariyle yaşanan gelişmeler, faiz kararı konusunda piyasaların yakından takip ettiği bir veri olarak karşımıza çıktı. Uzun süren faiz indirim trendi sonrasında temmuz ayında politika faizini sabit tutan TCMB, piyasaların seyrini ve nabzını yakından izlediğini belirtmişti. Beklenen enflasyonla ilgili bir revizeye giden TCMB, beklenen enflasyonu yıl sonunda yüzde 8,9'a yükseltti. Mevcut politika faizi de yüzde 8,25 olunca, Türkiye resmen negatif reel faiz veren bir ülke konumuna gelmişti, dolayısıyla negatif reel faizle beraber kredinin hacmini genişlemesi ve paranın bollaşmasıyla birlikte bütün ekonomik aktivitelerin daha da yoğunlaştığı bir dönem içerisine girildi. Bu bollaşmanın yarattığı hareketler, Ağustos ayının başından itibaren dövize yönelimi arttırdı.  TCMB net döviz rezervinin eksiye düşmesine yönelik uluslararası kuruluşlardan ve basından gelen haberler kurlar üzerinde baskı yaratarak, döviz kurlarının artışına sebep oldu.

Türkiye'nin Gösterge Faizi Yüzde 13,25'e Çıktı

Negatif reel faiz ile beraber döviz kurundaki yukarı yönlü hareketin devam etmesi, özellikle “TCMB tekrar faiz artıracak mı?” sorusunu gündeme getirdi; fakat TCMB’nin ilk etapta, elindeki diğer tüm araçları kullanarak, bu sürecin üstesinden gelmeye çalıştığını gözlemliyoruz. Öncelikle parasal bollaşmadan getirdiği kaynakların dövize yöneldiği tespit edilerek, piyasaya biraz daha az likidite verilmiş, döviz kurları bu yol ile kontrol edilmeye çalışılmıştır. Ardından ise bankalar arası borç alma limitleri yarı yarıya düşülerek likidite kısılmıştır. Diğer taraftan Türkiye'nin gösterge faizinin de yüzde 13,25'e çıktığını, aynı zamanda mevduat faizlerinin de artığını ve bankaların kredi verirken biraz daha yüksek faiz kullandığını gözlemliyoruz. Bu da piyasaların biraz daha yüksek faizli olarak fonlama yaptığını gösterir. Uzun süreli olarak bakıldığında, TCMB’nin  ilk etapta faiz dışındaki diğer enstrümanları kullanabileceğini görüyoruz. Özellikle gecelik koridorda, 150 baz puan alt ya da 150 baz puan üstte kullanabilme alanı söz konusu. Diğer tarafta da geç likidite penceresi (GLP) bulunuyor. GLP, politika faizinin 300 baz puan üstünü ifade eder.

Üçüncü Çeyrekte Tekrar Toparlanma Bekleniyor

TCMB, piyasaya daha az likidite vererek, dövize kaçışı engellemeye çalışmaktadır. Politika faizinin artması demek, pandemi nedeniyle para basımında yüksek borçlanma maliyeti anlamına gelir. Bu da bütçeye bir yük anlamına gelecektir. Diğer taraftan Türkiye ekonomisinin özellikle ikinci çeyrekteki büyüme rakamlarının biraz daralma yönünü gösterdiğini unutmayalım. Üçüncü çeyrekte tekrar bir toparlanma olacaktır. Olası bir faiz artışı büyümeye de negatif yönlü etkide bulunacaktır. TCMB, oldukça zor olan karar sonucunda politika faizini değiştirmedi. Piyasa faizleriyle sürecin devam edebileceği ve likiditeyi aza indirgeyerek, diğer enstrümanları kullanarak faiz artırımını en son ihtimal olarak değerlendireceğini belirtti. Türkiye, rekabetçi kur politikası ile TL'nin adil değeri noktasına kadar kur hedeflemesine gitmeyecektir, dolayısıyla TCMB, faiz arttırmış olsaydı bu politikadan da sapmış olacaktı. Kurları faiz ile bastırmaktan ziyade, adil değer noktasına kadar serbest bırakmayı hedefleyen TCMB, piyasa dinamikleri ile sürecin devamını ve eldeki tüm araçları etkin bir şekilde kullanacağına yönelik mesajları da paylaştı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.